Yankı Bağcıoğlu’ndan Orduevi Giriş Yasakları ile İlgili Açıklama

12.01.2026

Cumhuriyet Halk Partisi Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Orduevine giriş yasakları ile ilgili yazılı bir basın açıklaması hazırladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun yazılı basın açıklaması şöyle:

“Orduevleri, görevde ya da emekli askeri personelin aileleri ile birlikte faydalandıkları, giriş ve kullanım esasları ile üyelerin tesislerdeki davranış kuralları 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu ve İç Hizmet Yönetmeliği’nde belirlenen sosyal tesislerdir.

Bahse konu tesislerden faydalanan kişilerin orduevleri içerisinde askerlik onur ve haysiyetine aykırı fiilleri, askeri personel olmanın gereği davranışların dışına çıkması, irticai, bölücü, yıkıcı faaliyetler içerisinde yer almaları, orduevi içerisinde siyasi konuşma yapmaları ve özellikle emekli personelden muvazzaflık döneminde bulunduğu görevleri hakkında beyanat vermeleri, yazı yazmaları, açıklamada bulunmaları (astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olma şartıyla) durumunda Genelkurmay Başkanlığında oluşturulan bir heyetin kararı ile orduevlerine girişleri belirli sürelerle yasaklanabilmektedir.

Elbette ki muvazzaf veya emekli personel hakkında getirilen bahse konu giriş yasaklarının örgüt üyeliği, yıkıcı bölücü faaliyetler ve adi suçlar nedeniyle verilmesi konusunda idarenin tedbir alması kabul edilebilir bir durumdur. Ancak özellikle son dönemde emekli personelin yapmış oldukları bir kısım açıklamalar ve TSK faaliyetlerine yönelik eleştirileri nedeniyle orduevi girişlerinin yasaklanmasında ciddi uygulama hataları yapılmaktadır.

TSK’da yıllarca başarı ve özveri ile görev yapmış emekli general/amiral, subay veya astsubayların sırf açıkladıkları görüşleri ya da yapmış oldukları yayınlar ve bazı sosyal medya paylaşımları nedeniyle (hakaret veya suç unsuru içermediği halde) uzun süredir devam eden uygulama ile bu yasaklara maruz kalması keyfi bir durumun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Nitekim bu tür yasakların önemli bir bölümü yetkili idare mahkemelerince Anayasal “İfade Özgürlüğü” ilkesine aykırı olduğu ana gerekçesiyle iptal edilmektedir. İptal edilen yasaklama kararları hem mahkeme masrafı ve vekalet ücretleri ile kamu zararına neden olmakta, hem de personelin kurumsal aidiyetine zarar vermektedir. Diğer yandan bu konuların kamuoyunda gereksiz tartışmalara konu edilmesine de neden olunmaktadır.

Yasak kararı verilmesi öncesinde personelin bilgisine başvurulmaması, yasak kararının ilgili kişiye tebliğ edilmeyip ancak personelin orduevi kapısına gittiğinde kart sisteminde gördüğü bir uyarıyla giriş yasağını öğrenmesi, TSK’ya yıllarca hizmet veren personelin küçük düşürülmesine, onurunun kırılmasına ve lekelenmesine neden olmaktadır.

Yasaklama kararlarında belirli bir kriterin olmaması, Kanun’da yasaklamaya ilişkin bir hüküm olmamasına rağmen Yönetmelik hükmü ile bu yasağın verilmesi, emekli personelin açıklama yapmasından çok eleştiri yapmasının istenmemesi gibi bir algının oluşmasına hatta mahkeme kararı ile yasağı iptal edilen kişiler için tekrar yasak kararı verilerek mahkeme kararlarının işlevsiz bırakılmasına neden olunmaktadır.

Verilen bir kısım kararda ise kişiler hakkında bir yargılama olmadığı halde ya da yargılama devam ederken sonucu beklenmeden yasaklama kararı alınmasıyla “masumiyet karinesi”ne aykırı davranılmasına, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesine ve lekelenmesine neden olunmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri hepimizin göz bebeğidir ve TSK’nın kurumsal kimliğine zarar verilmemesi önemlidir. Ancak TSK komuta kademesinin de emekli askeri personelin görüş ve eleştirilerine değer vermesi, yapıcı eleştirilerden faydalanması gerekirken en ufak bir eleştiriyi dahi orduevi giriş yasağı ile bastırmaya çalışması uygun bir davranış değildir. “