15.02.2026
CHP Genel başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bir soru önergesi sundu. Tanrıkulu, yargının kurucu unsuru olan savunma makamının yok sayılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını vurguladı.
Hukuk Devleti ve Savunma Makamının Anayasal Konumu
Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, önergesinin gerekçesinde Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in katıldığı bir televizyon programında adalet teşkilatına ilişkin değerlendirmelerinde; hâkim ve savcılar ile adalet personeline geniş yer verilmesine karşın, yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğine hiç değinilmediğini ifade etti. Bu durumun, Anayasa’nın 2'nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığını belirten Tanrıkulu, "Zira hukuk devleti, yalnızca iddia ve yargı makamlarının değil, savunma makamının da tam anlamıyla var olduğu ve işlev gördüğü bir sistemi zorunlu kılar" dedi.
Adil Yargılanma Hakkı ve Silahların Eşitliği İlkesi
Anayasa'nın 36'ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, iddia ve savunma makamlarının eşitliğini zorunlu kıldığına dikkat çeken Tanrıkulu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre 'silahların eşitliği ilkesi', tarafların mahkeme önünde sahip oldukları hak ve yükümlülükler açısından tam bir eşitliğin sağlanmasını ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasını gerektirir. Anayasa Mahkemesi'ne göre de bu ilke, 'davanın tarafları arasında yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumda bulunma, taraflardan birine dezavantaj diğerine avantaj sağlayacak kurallara yer vermeme esasını öngörmekte, davanın tarafları arasında hakkaniyete uygun bir dengenin varlığını gerekli kılmaktadır.' Savunma makamının yok sayılması veya tali unsur olarak değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkının özüne aykırı olduğu gibi, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini de zedeler."
Savunma Hakkının Kriminalize Edilmesi ve AİHS İhlalleri
Tanrıkulu, tutukluların avukatlarıyla görüşme hakkında "düzenleme boşluğu" bulunduğu yönündeki beyanlara ilişkin şu uyarıları yaptı:
"Tutukluların avukatlarıyla görüşme hakkında 'düzenleme boşluğu' bulunduğu ve bu alanda kısıtlayıcı yeni düzenlemeler yapılabileceği yönündeki beyanlar ile avukat-müvekkil görüşmelerinin suç faaliyetleriyle ilişkilendirilebileceği şeklindeki ifadeler, AİHS'nin 17'nci maddesinde düzenlenen hakları kötüye kullanma yasağı kapsamında değerlendirilmelidir. Anılan madde, Sözleşme hükümlerinin, tanınan hak ve özgürlüklerin tahribine veya öngörülenden daha geniş ölçüde sınırlandırılmasına yönelik bir faaliyette bulunma hakkını sağlayacak biçimde yorumlanamayacağını hükme bağlamaktadır. Savunma hakkını kriminalize eden bir yaklaşım, bu madde anlamında hakkın özünü tahribe yönelik bir faaliyet niteliği taşıyabilir."
Ayrıca AİHS'nin 18'nci maddesine değinen Tanrıkulu, savunma hakkına yönelik sınırlamaların ancak Sözleşme'de öngörülen meşru amaçlarla sınırlı kalması gerektiğini, bu hakka yönelik zayıflatma girişimlerinin hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturacağını belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e Yöneltilen Sorular
Tanrıkulu, Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi (2025-2029) kapsamında da önem arz eden aşağıdaki soruların yanıtlanmasını talep etti:
1- Katıldığınız televizyon programında adalet teşkilatını değerlendirirken, yargının kurucu unsuru olan avukatlık mesleğine neden yer vermediğinizin gerekçesi nedir? Bu durumun, Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi ve AİHS'nin 6'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile bağdaşıp bağdaşmadığı konusundaki değerlendirmeniz nedir?
2- Bakanlığınız, savunma makamının adalet sistemi içindeki anayasal konumunu ve işlevini nasıl tanımlamaktadır? Savunma makamını, iddia ve yargı makamlarıyla eşit statüde bir kurucu erk olarak kabul ediyor musunuz?
3- Ceza muhakemesinde iddia makamı (savcılık) ile savunma makamı (avukatlık) arasında "silahların eşitliği ilkesi"nin hayata geçirilmesi bakımından mevcut hukuki düzenlemeleri, AİHS'nin 6'ncı maddesi ve Anayasa'nın 36'ncı maddesi kapsamında yeterli görüyor musunuz? Bu konuda herhangi bir düzenleme boşluğu bulunduğunu düşünüyor musunuz?
4- Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde (2025-2029), savcılar ve avukatlar arasında silahların eşitliği ilkesinin güçlendirilmesine yönelik somut hedefler belirlenmiş midir? Belirlendiyse, bu hedefler nelerdir ve hangi takvimle uygulamaya konulacaktır?
5- Yargı Reformu Strateji Belgeleri'nde yer alan "savunma hakkının güçlendirilmesi" hedefi kapsamında, silahların eşitliği ilkesinin uygulamada tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için Bakanlığınızca yürütülen çalışmalar nelerdir? Bu çalışmaların AİHS'nin 6, 17 ve 18'inci maddeleri ile uyumu nasıl sağlanacaktır?
6- Tutukluların avukatlarıyla görüşme hakkına ilişkin mevcut hukuki rejimi "düzenleme boşluğu" olarak nitelendirmenizin hukuki dayanağı nedir? Bu alanda yeni bir yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
7- Planlanan bir düzenleme varsa, bu düzenlemenin AİHS'nin 18'nci maddesi uyarınca meşru bir amaca dayanıp dayanmadığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Düzenlemenin savunma hakkını genişletici mi yoksa kısıtlayıcı nitelikte mi olacağını açıklar mısınız?
8- Avukat–müvekkil görüşmelerinin izlenmesi, kaydedilmesi veya sınırlandırılmasına yönelik Bakanlığınız bünyesinde yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır? Varsa, bu çalışmanın hukuki dayanağı nedir ve AİHS'nin 6, 17 ve 18'inci maddeleri ile Anayasa'nın 2 ve 36'ncı maddelerine uygunluğu nasıl sağlanacaktır?
9- Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle suç isnadıyla karşı karşıya bırakılmalarını veya avukat-müvekkil görüşmelerinin suç faaliyetleriyle ilişkilendirmesini öngören bir yaklaşımın, AİHS'nin 17'nci maddesinde düzenlenen hakları kötüye kullanma yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki görüşünüz nedir?
10- Son üç yıl içinde savunma hakkının etkin kullanımını ve silahların eşitliği ilkesini güvence altına almak amacıyla Bakanlığınızca yapılan yasal, idari veya yapısal düzenlemeler nelerdir? Bu düzenlemelerin AİHS'nin 6, 17 ve 18'inci maddelerine uygunluğu konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?
11- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında geliştirilen "silahların eşitliği" ve "çelişmeli yargılama" ilkelerinin Türk ceza muhakemesi sisteminde tam olarak uygulanabilmesi için Bakanlığınızca yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
12- Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalmalarını önlemek, savunma dokunulmazlığını güçlendirmek ve savcılar ile avukatlar arasında uygulamada ortaya çıkan eşitsizlikleri gidermek için herhangi bir çalışmanız var mıdır? Bu çalışmaların Anayasa'nın 2'nci maddesindeki hukuk devleti ilkesi ve AİHS'nin 6, 17 ve 18'inci maddeleriyle uyumu nasıl sağlanacaktır?