02.11.2026
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun:
- “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde konuştu: 'Güllük gülistanlık bir tablo çiziyorsunuz ama sanayi krizde, gerçek işsizlik yüzde 31’e ulaştı!'”
- “Giyim ve tekstilde 248 bin kişi işsiz kaldı, sanayici Mısır’a kaçtı; Çinli BYD firması 150 bin araç üretecekti, Türkiye’yi kandırıp vergi muafiyetiyle kârını alıp Macaristan’a gitti!”
- “Sanayi üretimi üç yıldır yatay seyrediyor, yatırımlar durdu; yetişmiş beyinlerimiz ülkeden kaçıyor, gençlerin iş gücüne katılmama oranı son iki yılda 1,5 milyon arttı.”
- “Avrupa'nın ve Britanya’nın 139 bin ton plastik atığını ithal ederek Türkiye’yi çöplüğe çeviriyorsunuz; dijital dönüşüm diyenler plastik dönüşümü bile beceremiyor!”
- “Tekirdağ’da Ergene temizlenemedi, Hayrabolu ve Malkara OSB’lerde hâlâ doğal gaz yok; yüksek teknoloji beklediğimiz NATO limanı alanına 4’üncü limanı diktiniz.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2027 Yılı Bütçesi görüşmelerinde CHP Grubu adına söz aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın sunumunda sunulan pembe tabloya ve TÜİK verileri ile saha gerçekleri arasındaki çelişkilere sert tepki gösteren Aygun; tekstildeki çöküşten sanayideki kapasite düşüşüne, BYD firmasına sağlanan ayrıcalıklardan beyin göçüne, Avrupa'dan yapılan plastik atık ithalatından Tekirdağ’ın ve Ergene Havzası’nın çözülemeyen çevre ve altyapı sorunlarına kadar birçok kritik noktayı gündeme taşıdı.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un Komisyonda gerçekleştirdiği konuşmanın tamamı şu şekildedir:
Sayın Bakan, Sayın Başkan, değerli protokol; herkesi saygıyla selamlıyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesi üzerine Grubumuz adına söz aldım.
Evet, Sayın Bakanı dinledik. Bu kitapçığa baktığımız zaman her şeyin bittiğini ve ülkemizin uçtuğunu gördük. Ya Sayın Bakanım, siz ne içiyorsunuz, ben merak ediyorum! Biz mi başka ülkede yaşıyoruz acaba, siz mi başka ülkede yaşıyorsunuz, merak ediyorum. Bakınız, tekstilde istihdamı söylediniz ama maalesef gerçek öyle değil. Yani bir sürü sorun var ama baktığınız zaman her şey tozpembe, her şey güllük gülistanlık.
“SANAYİ ÜRETİMİ DURGUNLAŞTI, GERÇEK İŞSİZLİK PANDEMİ DÖNEMİNİN ÜZERİNE ÇIKTI”
Şimdi Sayın Bakan, ekonomi maalesef çöküşte, sanayi gerilemede. Sanayide kapasite kullanımı düşük seyrediyor. Ekim ayında mevsimsellikten arındırılmış kapasite kullanım oranı yüzde 74,3. Bu, tarihsel ortalamanın tam altında kalıyor. Savunma sanayisi dışında tüm sanayi büyük kriz içerisinde. İktisatçılar buna 'erken sanayisizleşme' diyor; millî gelir içindeki sanayinin payı hızla düşüyor.
Sanayi Üretim Endeksi üç yıldır yatay seyrediyor. Bu yüzden dezenflasyon başarısız, sanayi üretimi durgunlaşıyor, yani sanayi üretimi düşüşte. Yatırım yok; 2026 yılının ikinci çeyreğinde yatırımlar durmuş. Ekonomide belirsizlik var. Yüksek faiz ve hukuk dışı yönetim anlayışıyla sanayiye büyük darbe vuruluyor. 2026 yılının ikinci çeyreğinde gayrisafi millî hasılada yüzde 2,3 artış kaydedildiği söyleniyor. Türkiye'nin 1960 sonrası yıllık büyüme oranı yüzde 4,7'dir Sayın Bakan, bundan haberiniz var mı? Yani tarihsel ortalamanın dahi altında, en kötü yıllardan birini yaşıyoruz.
Bu yüzden büyük bir beyin göçü var. Üniversite mezunlarının beyin göçü oranı 2025 yılına baktığımızda yüzde 2,7. Bu oran bilişim, iletişim, teknoloji mezunlarında yüzde 7'ye; moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında ise yüzde 13,1'e çıkıyor.
“TEKSTİLDE 248 BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI, SANAYİCİ MISIR’A KAÇIYOR”
Biliyorsunuz ki tekstil ve giyim eşyaları çöküşte. Temmuz 2023 yılından bu yana üç buçuk yıldır tekstil üretimi yüzde 13,7; giyim eşyaları üretimi yüzde 31,1 azalmış. Özellikle giyim sektöründe yaşanan sert daralma istihdamı da vurdu. Büyük konfeksiyon ve ayakkabı sektörü Mısır'a gidiyor ama gelen bilgilere göre orada da memnun değiller, kalitesizlikten dolayı da ülkeye dönmek istiyorlar. Bu konuda sizlerden destek bekliyorlar ama Mısır tabii artık almış yatırımı, dışa çıkmasına izin verir mi; o da başka bir konu. Herkes Türkiye değil, kendisine yapılan yatırım dışarı çıkmasın diye mücadelesini sürdürüyor.
Haziran 2023'te giyim ve tekstil sektöründe ücretli çalışan sayısı 1 milyon 176 bin iken Ağustos 2026'ya geldiğimizde 928 bine düşüyor Sayın Bakan. Sizin bu kitapçığınızda ise maalesef dediğiniz cümle şuydu: "İstihdamı biz koruduk, artırdık." Ama gerçekler ile verilen rakamlar uyuşmuyor. Bu rakamlar da benim değil, sizin ve TÜİK'in rakamları; aradaki çelişkiyi sizlerin huzurunuzda size bırakıyorum.
Gençler ülkemizden kaçıyorlar. İş gücüne dâhil olmayan nüfus son iki yılda 1,5 milyon kişi artmış. Bu çok büyük bir rakam. Gerçek işsizlik Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31 Sayın Bakan. Sanayi üretimi olmadığı için her üç kişiden bir kişi işsiz. Gerçek işsizlik oranı pandemi döneminin üzerinde arkadaşım! Bakınız, pandemi döneminin üzerinde şu anda gerçek işsizlik var ama kitapçığa bakarsanız, Bakan Bey'in sunumuna bakarsanız her şey güllük gülistanlık, ülke uçuyor.
“ÇİNLİ BYD TÜRKİYE’Yİ ALDATTI, PARAYI CEBİNE KOYUP MACARİSTAN’A GİTTİ!”
Yine gelelim BYD'ye... Özellikle bu BYD'yle ilgili çıkan kanun teklifinde burada bütün arkadaşlarımız dile getirdi, biz dile getirdik: "Yanlış yapıyorsunuz, TOGG'u baltalayacaksınız" dedik. "Yok, TOGG'a bir şey olmaz" dediniz. Ya BYD'ye 2024'te özel kanun çıkardık, ilave yüzde 40 gümrük vergisinden muafiyet verdik onlara. Ve BYD sözde Manisa'da yatırım yapacaktı. Baktı ki Macaristan daha güzel, ondan sonra aldı başını gitti!
Bu süre içerisinde ülkemizde 150 bin araç üretecekti ama yaptığı iş ne biliyor musunuz? Çin'de ürettiği araçları ülkemize sattı. Ne yaptı? Parayı aldı, cebine koydu, Hazineye, Maliyeye en büyük zararı verdi ama gelinen noktada çekti gitti! Ben merak ediyorum, Hazine ve Maliyede ne kadar zarar var? "Ne kadar zarar var?" diyorum, ne kadar zarar? Ve vermiş olduğu o taahhütlerin acaba ne kadarını biz geri alabileceğiz? Bu ülkenin zararını nasıl karşılayacaksınız? Bunun hesabını sizden kim soracak? İşte biz burada soracağız!
Bu yapılan yanlışlığa o gün kulaklarınızı tıkadınız, hepiniz "Güllük gülistanlık yatırım olacak" diye hızlı bir şekilde kanun çıkardınız. Ama geldiğiniz noktada Çinli geldi; Türkleri, bizleri aldattı, çekti gitti, elini ovuşturdu, kârını cebine koydu, Macaristan'da yatırımı yaptı! Dedik ki: "TOGG'a zarar veriyorsunuz. Yerli fabrikamız, yerli markamız; bunu yüceltmemiz lazım, bunu korumamız lazım." Ama siz maalesef Çinliyi korudunuz. Her yerde olduğu gibi bunu yapıyorsunuz zaten.
“VESTEL HİSSELERİNİ DEVRETTİ, ÜLKENİN MARKALARI TEKER TEKER KAPANIYOR”
Yine bakınız, yapay zekâ diyorsunuz: "2020'de yapay zekâ yeni çağa yeni şekil verecek" diyorsunuz. Geçen yıl konuşmanızda da yapay zekâ işlemci kapasitesini artıracağınızı; sanayiden sağlığa, finanstan kamu hizmetlerine kadar her alanda dijital dönüşümü gerçekleştireceğinizi ifade etmiştiniz. Ancak gelinen aşamada farklılık göremedik Sayın Bakan. Türkiye bakın ne yapacak? Matbaada geç kalan Osmanlı'nın durumunu dikkate alarak yapay zekâ için ne gibi somut önlemler alıyorsunuz? Dijital güvenlik için ne yapıyorsunuz?
Yine geçen yıl otomotiv ve beyaz eşya sektöründe kullanılan çiplerin tasarımını millîleştireceğimizi ifade etmiştiniz. Bu konuda son durum nedir? Somut örnekler verilmesini bekliyoruz. Çünkü beyaz eşya sektörü de büyük krizde Sayın Bakan. Beyaz eşyada en büyük üreticimiz Vestel'in durumu ortada ve enerjiden hisselerini devrederek çıktı. Ülkenin markaları şu anda teker teker kapanıyor ve işçi çıkarıyor ama siz hâlâ her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylüyorsunuz. Dolar kuru bunları olumsuz etkiliyor, bu konuda çalışma bekliyoruz.
“İNGİLTERE’NİN ÇÖPÜNÜ İTHAL EDİYORSUNUZ, ÜLKENİN İTİBARINI SIFIRLADINIZ”
Yine yeşil dönüşümle ilgili güzel şeyler ifade ettiniz ama The Guardian öyle demiyor. Evet, İngiltere menşeli Guardian gazetesi diyor ki... Britanya'nın Türkiye'ye 139 bin ton plastik atık gönderdiğini, bunun da 'atık sömürgeciliği' anlamına geldiğini yazıyor. Ülkemizin itibarını, evet, ülkemizin itibarını sıfırlayan, prestijini düşüren bu süreci neden sonlandırmıyorsunuz Sayın Bakan? Kendi ülkemizin artıklarını temizleyip sanayiye kazandıracak dönüşümü yapmak bu kadar zor mudur?
Dijital dönüşüm diye konuşanların yeşil dönüşümü, plastik dönüşümü becerememesi kadar acı bir tablo yoktur Sayın Bakan! Bu haberlerin halkımızı çok üzmesi üzerine İletişim Başkanlığı bir paylaşım yapıyor, manipülasyon olduğunu savunuyor. Ülkemizde yalnızca sanayide ham madde olarak kullanılmak üzere temiz, kaynağında ayrıştırılmış atıkların lisanslı tesislerde işlenmek üzere ithalatına izin verildiği söyleniyor. Hadi oradan! Bizim bu kadar aklımızla da oynamayın! Adana'daki o fotoğraflar, o kameralara yansıyanlar hep ortadaydı. "Tencere dibin kara, seninki benden kara" misali bir açıklama bu. Yahu kendi ülkende hâlâ çöp ayrıştırma mekanizması yok, yaygınlık yok; maalesef sen gidiyorsun Avrupa'dan çöp topluyorsun. Bize bu hiç yakışmıyor Sayın Bakan.
“KAAN İÇİN BEKLENEN MOTORLAR NEREDE, ÇELİK KUBBE HAYALİ NE ZAMAN BİTECEK?”
Yine bakalım teşviklere geldiğimiz zaman ise... Geçen yıl depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde gerçekleştirilen yatırımların en üst seviyede desteklendiğini ifade ettiniz. Nerede bu vatandaşlar? Neden vatandaşlar bunu görmüyorlar, merak ediyoruz. Yine geçen yıl 100 yeni fabrikayla 10 bin gence iş imkânı sunacağınızı söylüyordunuz. Oysa gençler maalesef işsiz, geleceklerini göremiyorlar ve Avrupa'ya kaçıyorlar.
Yine bakın askerî üretimde... Sayın Bakan, "Her 3 askerî insansız hava aracından 2 tanesini Türk firmaları yapıyor, bu onurumuz, gururumuz" diyoruz ama KAAN uçağıyla ilgili Trump'ın bir söylemi vardı; Trump ağzımıza bir parmak bal çalıp gitti! Motorların verileceği söylenmişti. Ne oldu bu motorlara? 40 tane KAAN uçağımız için 80 tane motor bekliyoruz ama bununla ilgili bir gelişme yok.
Ha, bir de sizin Çelik Kubbe aileniz vardı. Çelik Kubbeyle ilgili yine uzun bir hayal çizmişsiniz, hayal satmaya devam ediyorsunuz. Çelik Kubbe ne zaman bitecek Sayın Bakan, merak ediyoruz.
“TEKİRDAĞ’A SANAYİ YATIRIMI BEKLERKEN 4’ÜNCÜ LİMANI DİKTİNİZ”
Tekirdağ'a geldiğimiz zaman ise... Az önce siz de Ergene Havzası'yla ilgili paylaşım yaptınız. Yani ne bitmez bu arıtmalar, merak ediyorum ben. 2003'ten beri gelen bir süreç var ve gelinen noktada Ergene Havzasını bir türlü temizleyemediniz. Kaynakları heba ettiniz ve sonuçta hâlâ daha orada arıtmalar olduğu gibi, bitmemiş şekilde duruyor.
Yine OSB'lerle ilgili sıkıntılarımız var Sayın Bakan. Ya diyorsunuz ki: "Şunu yaptık, bunu yaptık." Hayrabolu ve Malkara'daki OSB'lerde daha doğal gaz yok Sayın Bakan! Bunların genişlemesiyle ilgili süreçler daha sonuçlanmadı. Gelin bir an evvel bunları bitirelim. Burada yine hep plana koymuşsunuz, bitirecekmişsiniz ama gelinen noktada maalesef geride kaldık.
Yine bakınız Marmaraereğlisi Yeniçiftlik mevkisinde, Çeşmeli mevkisinde NATO limanının olduğu alanla ilgili size geldik makamınıza; 8 milletvekili ve Valimizle beraber. Oraya yüksek teknolojili bir yatırım yapalım dedik; yüksek teknoloji ne çıktı arkadaşlar bilir misiniz? 4'üncü liman çıktı şansımıza! 4'üncü limanı da Tekirdağ'a kazandırdınız. Ama biz neyi bekliyorduk? Yatırım bekliyorduk! İstihdam için yüksek teknoloji beklerken 4'üncü limanı da verdiniz gelinen noktada.
Yine Sayın Bakan, Tekirdağ'da bir ziyaretinizde Çorlu'da OSB'lerin 18 uygulamasından gelen gelirlerden dolayı Çorlu'ya bir yüksek teknolojili lise yapılması sözünüz vardı. Bu sözünüzü bir an evvel gerçekleştirmenizi... Bugün de bunun tarihini buradan bizlere verirseniz Tekirdağlı hemşehrilerimiz bunu duymaktan mutlu olacaklar diyorum. Yani sözünüzü yerine getirin, bir an evvel bunu gerçekleştirin.
Yine Ergene Havzasıyla ilgili bir şey söylediniz; maalesef suyla ilgili sıkıntımız var. Meriç Nehri'nin suyunu kararlarla bizim Çorlu'ya, Ergene'ye, Kapaklı'ya getirmeniz gerekiyor. Yeraltı suları 400-500 metreye indi, sanayide su sorunu var. "Orada Meriç akar, Türkler bakarmış" misali... Meriç'in akmayıp sanayinin oraya getirilmesi konusunda da ortak bir proje yapılarak diğer bakanlıklarla beraber çalışma yapılmasını bekliyoruz.