15.02.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, “Akbelen başta olmak üzere bazı köylerde acele kamulaştırma alındı. Köylünün toprağı, geçim kaynağı, mal varlığı rızası olmadan elinden alınmak isteniyor. Ama mesele sadece bir karar değil. Mesele, kimin için alındığı. Acele kamulaştırma istisnai durumlar içindir. Yani gerçekten acil, beklenmedik haller içindir. Ama bugün görüyoruz ki, vatandaşın mülkiyet hakkı geri plana itiliyor. Devlet gücü bir şirketin kullanımına bırakılıyor. Oysa devletin görevi açık; halkın hakkını, toprağı, suyu ve yaşam alanlarını korumak.
CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, "Akbelen’de, İkizköy’de toprağından sürülecek insanlar sadece evlerini kaybetmiyor; tarihlerini, geçim kaynaklarını, yaşam kültürlerini, kısacası sahip oldukları her şeyi kaybediyorlar. Bu topraklar yandaş şirketlerin oyun bahçesi değildir. Buradan bir kez daha söylüyorum, acele kamulaştırmadan vazgeçin!" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, bugün Muğla Milas’ta Atapark Meydanı'nda yapılan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingimiz öncesi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Merhaba. Ben Evrim. Bugün mavi ile yeşilin buluştuğu Muğla Milas’tayız. Birazdan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in konuşması başlayacak. Bugün buradan hep birlikte “Zeytinimizi, havamızı, suyumuzu, toprağımızı vermiyoruz” diyeceğiz. Yoksulluğa, hukuksuzluğa karşı eylemimiz var bugün.
Bugün bu meydanlarda binler var ve ayrıca Milas’ın köylerinden gelen vatandaşlarımız var !
Bakın 10 Ocak’ta Resmi Gazete’de bir karar yayımlandı. Akbelen başta olmak üzere bazı köylerde acele kamulaştırma alındı. Yani köylünün toprağı, geçim kaynağı, mal varlığı rızası olmadan elinden alınmak isteniyor. Ama mesele sadece bir karar değil. Mesele, kimin için alındığı. Acele kamulaştırma ne içindir? İstisnai durumlar içindir. Yani gerçekten acil, beklenmedik haller içindir. Ama bugün görüyoruz ki, vatandaşın mülkiyet hakkı geri plana itiliyor. Devlet gücü bir şirketin kullanımına bırakılıyor. Oysa devletin görevi açık; halkın hakkını korumak. Toprağı korumak. Suyu korumak. Yaşam alanlarını korumak.
Bugün yapılan ise tam tersi. Devlet gücü, şirketlerin kısa vadeli kazanç planları için seferber ediliyor. Bu da Acele kamulaştırma ile yapılıyor. Burada yaşam biçimi yok edilmek isteniyor. İnsanlar doğup büyüdükleri yerden sökülüp atılıyor. Bugün Akbelen’de, İkizköy’de toprağından sürülecek insanlar sadece evlerini kaybetmiyor; tarihlerini, geçim kaynaklarını, yaşam kültürlerini, kısacası sahip oldukları her şeyi kaybediyorlar.
Yani Çevre Sürgününe zorlanıyorlar. Olacak şey mi bu! Hangi kitaba sığar? Eğer gerçekten bir şeyler için acele edilecekse, listemiz hazır. Zeytinlikleri korumak için acele edin, onları kökünden sökmek için değil. Yoksulluğu bitirmek için acele edin, yandaşın kasasını doldurmak için değil. Hukuku geri getirmek için acele edin, mülkiyet hakkını çiğnemek için değil. Kirlilikten can çekişen Bafa gölünü kurtarmak için acele edin!
Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası Karia Yolu yok olacak korumak için acele edin.
Bu topraklar yandaş şirketlerin oyun bahçesi değildir. Buradan bir kez daha söylüyorum, acele kamulaştırmadan vazgeçin! Daha önce bu yanlıştan dönülmüştü yine dönün.."
Muğla Milas’ta eylemdeyiz!
— Evrim Rızvanoğlu (@RizvanogluEvrim) February 15, 2026
Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz.
Şirket çıkarları uğruna çevre sürgününe ve mülksüzleştirme operasyonlarına maruz bırakılan vatandaşlarımızın yanındayız.
Çevre hakkı, yaşam hakkıdır.
Doğa için, adalet için buradayız! pic.twitter.com/xwJXMNDMdT