CHP Lideri Özgür Özel: “Susanlara Soruyorum: Sözünüzü, Sazınızı Duvara Mı Asacaksınız”

28.03.2026

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“KİMSE BU KARA DÜZENDEN TEK BAŞINA KURTULAMAZ; YA HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ YA HEPİMİZ PERİŞAN OLACAĞIZ”

“O KUTSAL CÜBBELERİNE SARAYIN ÖNÜNDE İLİKLEMEK İÇİN DÜĞME DİKTİRENLERE YAZIKLAR OLSUN”

“SUSANLARA SORUYORUM: SÖZÜNÜZÜ, SAZINIZI DUVARA MI ASACAKSINIZ, YOKSA MİLLETİN TÜRKÜSÜNÜ BİZİMLE CESARETLE SÖYLEYECEK MİSİNİZ?”

“ELBET BASKILAR BİTECEK, DARBECİLER GİDECEK, O GÜN YİNE HEP BERABER BU TÜRKÜLERE BİRLİKTE SÖYLEYECEĞİZ”

“BİZ BU MİLLETE KARŞI GÖREVİMİZİ YAPMAK, EMANETE SAHİP ÇIKACAĞIZ”


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da gerçekleştirilen, “Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması” programına katıldı. Çok sayıda etkinliğin ardından konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Bu kadar güzel sesten sonra benim sesim nasıl olacak bilmiyorum. Ama o gün sabah ‘Ne olacaksa bugün olacak. Ya Saraçhane dolup taşacak, biz kazanacağız, bu darbeyi püskürteceğiz. Ya da kimse gelmeyecek, o kazanacak’ dediğimizde onlar otobüsleri durdurmuş, metroları kilitlemiş, vapurları bağlamış, köprüleri kaldırmışken sel olup Saraçhane’ye akanlara, gençlere, Cumhuriyet Halk Partililere, tüm İstanbul’a, tüm demokratlara ve aslan örgütüme selam olsun, selam olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 39 ilçenin her bir başkanına, kadın ve gençlik kollarına, il yönetimine, çok kıymetli adaşım il başkanıma ve kendi acılarını bir yana bırakıp direnenlere, direnen ailelere, onurlu, yürekli eşlere, annelere, babalara, evlatlara helal olsun. Hepinize helal olsun” dedi. Özel, şöyle devam etti:


“BUNDAN SONRA DA MEYDANLARDAYIZ, MÜCADELEDEYİZ”

“‘100’üncü mitingi nerede yapacağız?’ dedik ve dedik ki ‘Neresi olsa olmaz. Olursa direnmenin, ayakta kalmanın, teslim olmamanın, geçilmeyen şehir olan Çanakkale’nin bağrına gideceğiz. Orada olacağız.’ Bundan sonrasını soruyorlar, ‘Bundan sonra ne yapacaksınız?’ diyorlar. Onlara cevabı Çanakkale’den veriyorum. ‘Yaşamaz, ölümü göze almayan. Zafer, göz yummadan koşana gider. Bayrağa kanının alı çalmayan gözyaşı boşana boşana gider. Kazanmak istersen sen zaferi, gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahraman peri. Susandan kaçar, coşana gider. Bu yolda herkes bir ey delikanlı. Diriler şerefli, ölüler şanlı. Yurt için dövüşen başı dumanlı. Her zaman bu şandan, o şana gider.’ Çanakkale, 100’üncü kez buradayız. Bundan sonra da hep beraber, daha kalabalık, omuz omuza yollardayız. Meydanlardayız, ayaktayız, mücadeledeyiz.”

“BU MEYDAN TÜRKİYE İTTİFAKI’DIR”

“10 gün önce Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılını hep birlikte kutladık. O gün şehit ailelerimizle, gazilerimizle birlikteydik. Çanakkale, bu milletin tarihine vurulmuş istiklal mührüdür. Çanakkale, sadece bir cepheyi değil, bir bütün olarak milletin ortak geleceğini savunma ülküsüdür. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi bu meydanlarda sandığı savunurken, darbeye direnirken, arkadaşlarına ve evlatlarına sahip çıkarken bir partiyi, bir cepheyi değil; bir bütün olarak demokrasiyi ve bu ülkenin yarınlarını savunmaktadır. Bu meydanlar bu yağmur altında, karda - kışta - doluda, eksi 4 derecede - artı 46 derecede eksilmeden çoğalıyorsa bu meydanlar bir partiyle dolmaz. Bu meydanlar inanmış milyonlarla dolar. Bu meydanlar demokratların birliği ile dolar. Bu meydanlarda sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, sosyalist demokratlar, liberal demokratlar omuz omuzadır. Bu meydan Türkiye İttifakı’dır. Bu meydan gücünü milletten, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alan Türkiye İttifakı’dır. Geçtiğimiz perşembe günü bütün Türkiye milli takımla bir yürek olup onları hep beraber alkışlarken, İstiklal Marşı’nı hep bir ağızdan söylerken ya da Filenin Sultanları bayrağı göndere çektirip İstiklal Marşı’nı okuturken gırtlağı düğümlenenler, gözleri yaşlananlar, tek yürek olanlar Türkiye İttifakı’dır. Bu ittifakta herkese yer var. Bu meydanda herkese yer var. Bu mücadelede herkese yer var. Çünkü bu meydan, bu mücadele, bu direniş kendini savunan değil; hakkını savunan, hak yemeyen, hak yedirmeyen, ötekinin hakkını da savunan, ülkenin iyi yönetilmesini savunan, kötü yönetenin gitmesini ve milletin görev verdiğinin gelmesini savunan, demokrasiyi savunan, dolayısıyla ortak geleceği, zenginliği ve bunu hep beraber başarmayı savunan meydandır. Onun için hangi görüşten olursa olsun bu meydanları dolduran bütün demokratlara helal olsun. Türkiye İttifakı’nı seviyor musunuz? Bu ülkeyi seviyor musunuz? Kırmızı, beyaz… En büyük Türkiye.”

“ENİNDE SONUNDA MİLLET KAZANIR”

“İnanın ki bu inançta olanlar, burada olanlar, bu birlikteliğe inananlar kazanacak. Haklılar kazanır. Dürüstler kazanır. Korkmayanlar kazanır. Eninde sonunda millet kazanır. Bu meydan bir evladının ismini haykırıyor. Diyorlar ki, ‘Biz milletiz. Kararı biz veririz. Kim yönetsin dersek mührü ona veririz. Ama seçtiğimizin de arkasında dimdik dururuz. Onu ne darbeciye ne de makamı ne olursa olsun demokrasinin karşısına dikilen kimseye teslim etmeyiz.’ Onun için işte bu meydan 100’üncü kez adayına sahip çıkıyor, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkıyor. İşte bu meydanı görmek lazım. Çanakkale’yi görmek, Çanakkale’yi duymak lazım. Bu ülkenin hiçbir evladı yalnız değildir. Hiçbir evladı sahipsiz değildir. Hasta mı var, müdahale ediliyor mu? Bu devlete bu millete hizmet eden, dirseğini çürüten, gözlük numaralarını büyüten, elleri nasırlı ama büyük bir haksızlığa uğramış bütün emeklilere bir alkış alayım. Şimdi bu ülkenin hiçbir evladı yalnız değil. Hiçbir evladı sahipsiz değil. Çanakkale’de siperden sipere koşan da bu millettir. Afyon’dan İzmir’e zafere yürüyen de bu millettir. 6 Şubat’ta enkaz başında günlerce sabahlayan, yardıma koşan da bu millettir. Soma’da, Kartalkaya’da hep birlikte yüreği yanan da bu millettir. Bugün de bizi ayakta tutacak şey; bu birlik, beraberlik ve dayanışma ruhudur. Aynı ilde, aynı bölgede yaşamak evet, ama aynı bayrağın altında yaşamak ve kardeşliği büyütmek. Türk’üyle Kürt’üyle, Alevi’siyle Sünni’siyle bu ülkede kimlik, köken, inanç ne olursa olsun bir yumruk gibi bir arada durmak, birbirine sahip çıkmak, ülkenin yarınlarına sahip çıkmak, işte o bizim işimizdir. Biz bunu başaracağız hep beraber.”

“MÜCADELENİN PARÇASI OLARAK KURTULACAĞIZ”

“Milletimizin en ağır günlerinde, kendi özünü herkese gösterme özelliği vardır. Dara düşeni kaldıran, yarayı saran, sendeleyenin koluna giren ve kimseyi geride bırakmayan… Bu anlayışla o günden bugüne bir yıldır hem arkadaşlarımıza hem de bu meydanları dolduran emeklimize, işçimize, çiftçimize, balıkçımıza, arıcımıza, orman köylümüze, bu meydanda geleceğinden endişe ettiğimiz gençlerimize, yarınlarını yurtdışında aramak için düşünürken bir seçim daha kalmaya karar vermiş hepsine şunu söylüyoruz: Bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Artık bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Çünkü vatan evlatları artık meselenin farkına varmıştır. Evde oturarak, oradan şikayet ederek, sosyal medyada durarak değil; çıkıp meydana inerek, kol kola girerek, yan yana durarak, çağrıldığı yere giderek, nerede ihtiyaç varsa orayı doldurarak, nerede ses yükselecekse o sese ses olarak, nerede durulup, nerede direnilecekse o mücadelenin parçası olarak hep birlikte kurtulacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Harikasınız. Dron Çanakkale’den öyle bir şemsiye çekti ki yarın bütün sosyal medyada siz varsınız. Yağmur üzüyor. Yağmur korkutuyor. Her seferinde diyorum ki ‘Yağmasa iyi, yağarsa daha iyi. Sıcak olsa iyi, çok sıcak olsa daha iyi. Soğuk olsa iyi, çok daha soğuk olsa daha iyi.’ Çünkü bu meydan yağmurdan kaçmayan, havada üşüyünce dağılmayan, sıcakta bayılmadan meydandan ayrılmayan inançlı 10 binlerin, 100 binlerin meydanıdır. Millet bu iradeyi, bu inancı, bu mücadeleyi gördüğü için teslim olmamaktadır. Anketlerde davaların siyasi olduğuna inanç yüzde 60’tır. Darbeye kalkışanlar milleti inandıramamış, bu meydanları dağıtamamış, yağmurdan, selden, doludan, soğuktan yılmayan, mücadele için meydanları dolduranlar 100 yıl sonra bir kez daha kurtuluşun umudu olmuşlardır.”

“ÇANAKKALE’NİN PARTİMİZ İÇİNDE AYRI BİR YERİ VAR”

“Değerli Çanakkaleliler, Çanakkale’nin şüphesiz partimiz içinde ayrı bir yeri var. Çok partili dönemde bir dönem hariç Çanakkale Belediyesi hep sosyal demokratlar tarafından yönetildi. Son dönemlerde 1989’dan bu yana İsmail Özay Başkanımız, Ülgür Gökhan Başkanımız görev yaptılar. Bu dönemde bir milletvekilimizi, genel başkan yardımcımızı, Muharrem Erkek kardeşimizi size emanet ettik. Size teşekkür ediyoruz. Ayrıca bugün bu meydana emek veren, herkesi ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü Levent Gürbüz Başkanımın şahsında kutluyorum. Kendisine bütün ilçe başkan ve yöneticilerine, CHP örgütüne yürekten teşekkür ediyorum. Milletvekilimiz İsmet Güneşhan’a, yıllardır birlikte mücadele ettiğimiz Özgür Ceylan kardeşime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabii ki Muharrem Erkek sizin görevlendirmenizle göreve geldi. İkinci yılını dolduruyor. Bu yağmur altında yapılanları anlatarak, çok sözü uzatmayacağım ancak 46 ton asfaltın, 40 bin metrekare parke taşının, önemli ve rekor hizmetlerin yapıldığını, 27 kilometre su hattı döşendiğini, 6 yeni parkı, etüt, taziye ve bisiklet evini, Can Dostlar Bakım Merkezini büyük bir memnuniyetle takip ettik. Kent lokantasıyla tüm Türkiye’de olduğu gibi burada da gurur duyuyoruz. 33 milyon lira sosyal desteği, 7 milyon lira öğrencilere desteği, toplam 45 milyon liralık sosyal desteği bu dönemde çok kıymetli, çok önemli görüyoruz. Altın Yıllar Yaşam Merkezi için, sağlıklı yaşam merkezi için belediye başkanımıza, Meclis üyelerimize ve tüm belediye emekçilerine yürekten teşekkür ediyorum. Tabii Çanakkale Merkezdeyiz ancak Bozcaada, Gökçeada ve Eceabat Başkanlarımızla, Ayvacık, Bayramiç, Çan ve Biga Belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz. Hepsine yürekten bir alkış gönderiyoruz.”

“ÇANAKKALE’DEN KEPÇEYLE ALIP, ÇAY KAŞIĞI İLE VERİYORLAR”

“Değerli Çanakkaleliler, bu otobüsün üstünde görev verdikleriniz ve görev verdiklerimiz, yüzünü Çanakkale’ye dönmüş size bakıyor. Bir de Çanakkale’de seçim zamanı oyları alıp, daha sonra Çanakkale’ye sırtını dönenler var. Bugün Çanakkale’ye gelirken öyle bir bakayım dedim. Çanakkale ne vermiş, bu millet Çanakkale’ye bu kadar değer verirken, bu hükümet Çanakkale’ye ne vermiş diye. Allah var ya stratejik bir yer, doğası güzel, zorlukları var. Beklersin ki aldığı vergiden çok daha fazlası verilsin. Biz Manisa’da büyük sanayi siteleri, organize sanayi bölgeleri, güçlü firmalar, tarım ve pek çok alanda çok vergi verebiliriz. Bu vergilerin bir kısmı Çanakkale'ye gelse ‘Helali hoş olsun. Çanakkale'ye her şey layıktır’ deriz. Konya’sı, Kayseri’si, Bursa’sı, Denizli’si, Gaziantep’i verdiği vergiden Çanakkale’ye daha çok hizmet gelse kimsenin aklına bu kadar bir şey gelmez. Baktım ne göreyim. Çanakkale 31,5 milyar lira vergi vermiş. Karşılığında 7,5 milyar lira hizmet almış. Çanakkale bir verse, dört alsa hakkıdır. Bu hükümet döneminde dört veriyor, bir alıyor. Çanakkale’den kepçeyle alıyorlar, Çanakkale’ye çay kaşığı ile veriyorlar. Ben buradan partinin şimdiki genel başkanı olarak hepiniz adına bu onura ermiş bir evladınız. İki emekli öğretmenin çocuğu, bir bahçıvanın torunu Özgür Özel olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözlerinin içine baka baka söylüyorum ki; ‘Çanakkale’ye yapılan bu haksızlığı sona senin partin erdirecek. Senin kurduğun parti erdirecek.’ Çanakkale'den dört alıp, bir verenler Çanakkale’ye en büyük haksızlığı edenlerdir. Bunu önce söyleyeyim.”

CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL İSTANBUL’DA<