10.01.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“BASINI NASIL ELE GEÇİRECEĞİMİZİN HAZIRLIĞI İÇİNDE DEĞİLİZ, BAĞIMSIZ BASIN VE ÖZGÜR GAZETECİLİK ORTAMININ NASIL SAĞLANACAĞIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”
“GAZETECİLERİN SENDİKASIZLAŞTIRILIYOR OLMASI ÇOK BÜYÜK SORUNLAR YARATIYOR”
“20 BİN LİRALIK TEKLİF, EMEKLİYLE ALAY ETMEKTİR, KABUL EDİLİR YANI YOK; MECLİS’TEKİ EYLEMİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
“EMEKLİ AYLIKLARI NE OLURSA OLSUN BİR ASGARİ ÜCRET DE BAYRAM İKRAMİYESİ VERİLMELİ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde TBMM’de Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret etti. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Sayın Başkan, sizin şahsınızda hem Parlamento Muhabirleri Derneği’nin, hem de Türkiye’deki tüm gazetecilerin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum” dedi. Özel, şunları söyledi:
“HER SENE BİR ÖNCEKİ SENEYİ ARATIYOR”
“Ben 14 yıldır bu odaya ziyarete gelirim. İlk aşamada grup başkanvekillerimize eşlik ederek, sonra grup başkanvekili olarak, bir kez grup başkanı olarak ve şimdi ikinci kez de Genel Başkan olarak böyle bir günde sizlerle birlikteyiz. Maalesef her sene bir önceki seneyi aratıyor. Hem Türkiye’deki genel demokrasi, hakların kullanılması ve hak ihlalleri açısından her sene bir önceki seneyi aratıyor. Hem de her sene burada gazeteci arkadaşlarla yaptığımız değerlendirmelerde, bir önceki yılı aratan bir yıl yaşadığımız ifade ediliyor. 2025 yılı şüphesiz Türkiye için de demokrasi için de gazeteciler için de zor bir yıl oldu. Benim çok sayıda gazetecinin gözaltındayken durumunu takip ettiğim, tutuklandığında cezaevinde ziyaret ettiğim, ailelerine üzüntülerimi bildirdiğim, zaman zaman da tahliyelerinden sonra geçmiş olsun dileklerimi ilettiğim bir yıl oldu. İçinde bulunulan süreç Türkiye’de herkes açısından zor. Ama doğru haber vermek, tarafsız gazetecilik yapmak isteyenler açısından iyice zorlaştırıldı.”
“DEZENFORMASYON YASASI’NIN YAŞATTIKLARINI GÖRDÜK”
“Yasama süreçlerinde itiraz ettiğimiz Dezenformasyon Yasası’nın, ‘yanlış bilgiyi alenen yayma’ suçu gibi çok tartışmalı, çok subjektif, gazetecilik mesleği açısından çok kısıtlayıcı, tehdit olan bir yasanın bu sene çok sayıda meslektaşınız açısından ve halkın haber alma hakkı açısından ne büyük kısıtlamalara sebebiyet verdiğini, ne zorluklar yaşattığını da hep birlikte gördük. Şüphesiz 12 Eylül ile birlikte darbe Türkiye’deki sendikalaşmaya darbe vururken ve en büyük zararı örgütlü toplum, emeğin örgütlenmesi görürken; gazetecilerin de sendikal haklarındaki gerilemeler ve son süreçlerde gazetecilerin sendikasızlaştırılıyor olması da çok büyük sorunlar yaratıyor. Aslında her alanda sendika emeği korur. Ama basın alanında sendika hem emeği korur, hem gazetecinin patronundan gelecek baskılara karşı mesleği korur, hem gazete patronunu siyasetçiye karşı korur. Çünkü sendikanın varlığı bu zincirleme reaksiyonun her bir aşamasında koruyucu noktadadır. Bu yüzden ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda Türkiye bir değişim yaşadığında ilk atılacak adımlardan bir tanesinin basındaki örgütlenme hakkının önündeki bütün engellerin kaldırılması olması gerekir.”
“ESNEK ÇALIŞMA İLE EMEKLERİ SÖMÜRÜLEN ÇOK SAYIDA GAZETECİ DE VAR”
“Geçtiğimiz yıl Cumhuriyet Halk Partisi olarak parti programımızı yenilediğimiz ve iktidara programımızla hazırlandığımız, hükümet programına temel teşkil edecek bir program değişikliği yaptığımız yıldı. Programımızda da takip etmişsinizdir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak geldiğimizde basını nasıl ele geçireceğimizin bir hazırlığı içinde değiliz. Bir daha kimsenin basını ele geçiremeyeceği, karteller oluşturamayacağı, basını patronaj üzerinden siyasetin emrine sokamayacağı bir bağımsız basın ve özgür gazetecilik ortamı nasıl hazırlanabilir? Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Dünyada başarılı olmuş iyi örneklere bakıyoruz. Sizlerin meslek örgütlerinizin çalışmalarını raporlarını, açıklamalarını değerlendiriyoruz. İlerleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında gazeteciler için mesleklerini özgürce yapabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri ve hiçbir gazetecinin işsiz kalmayacağı, hiçbir basın ve yayın kuruluşunun el koyma suretiyle patronajının kamuya ve siyasetin eline geçmeyeceği, gazetecilerin güvenceli olarak çalışabilecekleri ki bugün çalışan gazeteciler - çalışmayan gazeteciler kadar gri alanda çalışabilen, bir miktar gelir elde edebilen ama güvencesiz olan, çeşitli esnek çalışma koşullarıyla aslında emekleri sömürülen ya da emeklerinin karşılığını alamayan çok sayıda meslektaşınız da var. Bu sorunların hepsinin giderilebileceği yarınlarda birlikte olmayı ümit ediyoruz. Sizin ve yönetim kurulunuzun şahsında tüm gazeteci meslektaşlarınızın gününü kutluyorum.”
“EYLEM ONLARIN GÖZÜNDEKİ KIVILCIMDAN, ATEŞTEN ÇIKTI”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, TBMM Genel Kurulu’nda partisinin emeklilerle ilgili başlattığı eylemin sürüp sürmeyeceğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
“Bazen böyle tasarlarsınız, planlarsınız ve uygulamaya koyarsınız. Ama bu eylem bizim tasarladığımız değil, adeta emekli maaşının belirginleşmesi ve ilan edilmesi ile birlikte emeklilerin gözündeki kıvılcımdan, ateşten çıkmış bir eylem. Ben 2009 yılından beri 16 yıldır otobüsün üstünden konuşuyorum ve yerel seçimlerde 105 miting otobüsün üzerinden yaptım. 19 Mart darbesinden itibaren 79’ncu kez otobüsün üstünde eylemdeydik. Ve her seferinde, özellikle son dönemlerde emeklilerin sayılarının arttığı mitingleri görüyoruz. Hatta emeklilere seslendiğimde, ellerini kaldırdığında miting meydanlarında yüzde 70’e yakın emeklinin bulunduğunu da görüyoruz. Emeklilerin öfkesini çok gördüm, ama gözlerinde bu kadar öfkeyle dolu bir ateşi ilk kez görüyorum. Bir infialin eşiğindeler, bir sosyal patlamanın eşiğindeyiz. Orayı gördüğümde grup başkanvekillerimizle temas ettik. Meclis’te bir düzeltmeye ihtiyaç var. Hem bazı maaşların düzeltilmesi gerekiyor, hem de Meclis eliyle bu işe bir müdahale edilmesi gerekiyor. Onlar da milletvekillerinin de gündeminde bir şey yapmanın, bir reaksiyon vermenin olduğunu söylediler ve Meclis’i AK Parti kapatıp hafta sonu tatiline giderken, biz Meclis’i kapatmama ve buraya dikkat çekmeye yönelik olarak bir Meclis’te oturma eylemi, emekliler için Meclis’te adalet nöbeti başlatmaya uygun gördük grup başkan vekillerimiz ve milletvekillerimizle.”
“EMEKLİYE ADETA BİR KAMERA ŞAKASI YAPTILAR
“Bu nöbet sürüyor. Bu sırada tabii ilk reaksiyon geldi. Önce memnun olduk. Dediler ‘Biz bir kanun teklifi sunacağız.’ Dün Sayın AK Parti Grup Başkanı kanun teklifini sundu ve açıkladı. Gerçekten kamera şakası gibiydi yani. Meclis’te kameralar önünde adeta emeklilere kamera şakası yaptılar. Bir yasama faaliyeti beklenirken bir yasak savma faaliyetine girmişler. Bin liralık, böyle komik hatta trajikomik, acı acı tebessüm ettiren, ‘Ya siz ne diyorsunuz?’ dedirten bir şey. Normalde bir asgari ücret düzeyine çıkarılması doğrudur. Ama hiç değilse 6 bin liralık bir düzeltme, 25 bin lira AK Parti’nin teklif etmesi gerekirdi. Onlar ‘25 bin lira’ derdi, biz ‘28 bin lira olsun’ derdik; arada 26 bin lirada anlaşırdık. Ama 20 bin lira teklif etmek gerçekten emekli ile alay etmek demek. Bunun kabul edilebilir bir tarafı olmadığı için grup başkan vekillerimizle yaptığımız görüş alışverişi sonucunda eylemi hafta sonu devam ettirmek ve salı günü Meclis açılana kadar burada mücadele etmeye karar verdik. Önümüzdeki hafta bakacağız. Gelecek hafta en iyi şekilde yasalaşması için mücadele vereceğiz. Eğer gelecek hafta da bunu yapmadan giderlerse yine perşembe akşamından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi nöbette olacak ve konuyu ülkenin gündeminde tutmaya, yani milletin tepkisini milletin Meclisinde de duymaya, dile getirmeye devam edecek arkadaşlar.”
“EMEKLİLER İKTİDARA BIRAKIN OYU, SELAM BİLE VERMEZLER”
Genel Başkan Özel, emeklinin daha önceki seçimlerde iktidara olan desteğinin devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine, “Etmiyor, bundan sonra hiç etmez. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarının Cumhuriyet Halk Partisi’nin en çok destek aldığı, iktidar blogunda en çok tepki gördüğü seçmen grubu emeklilerdi. Son yapılan çalışmalarda yanılmıyorsam Cumhuriyet gazetesine de yansımıştı anket. Cumhuriyet Halk Partisi emeklilerin yüzde 54’ünün yanılmıyorsam oyunu alıyordu. Her yaptığımız ankette biraz daha oran yükseliyor. Bu bizim emeklilerle ilgili ortaya koyduğumuz hem mücadeleci hem de geleceğe yönelik umut verici söylemlerin yanında iktidar partisinin artık emeklilerin bırakın oy vermek, selam dahi vermek istemedikleri bir partiye dönüşmüş durumda. Siyaset öncelik belirleme işi, taraf olma işi. İktidar partisi emekliden taraf olmadığını, önceliğinin emekliler olmadığını hatta emeklilerin öncelik sıralamasında dahi iktidar partisinin sonlarda dahi yer almadığını ve listede hiç olmadığını emekliler gördü. Bundan sonra emekliler iktidara bırakın oy vermeyi, selam dahi vermezler öyle görüyorum” dedi.
“AK PARTİ’Lİ VEKİLLER TORUNLARINA DAHA ÇOK HARÇLIK VERİR”
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, sadece 1000 lira artış beklenen bayram ikramiyelerinde partisinin önerisinin sorulması üzerine de şöyle konuştu:
“Bizim bayram ikramiyesi ile ilgili yaklaşımımız ilk günden beri bir asgari ücret düzeyindedir. İlk başta her emekliye bir maaş ikramiye diye söylenmişti ama emekli maaşlarında çok büyük farklılık var ve en mağdur kesime en az ikramiyeyi vermiş oluyoruz. Onun için biz tüm emeklilere maaşı ne olursa olsun, bir asgari ücret düzeyinde ikramiye verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Zaten biz en düşük emekli maaşının da bir asgari ücret olması gerektiğini savunuyoruz. Emekli maaşı ilk verildiğinde emekli ikramiyesi burada hakkını teslim edelim, saygıyla analım. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu konuyu 2015 seçimlerinde gündeme getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 7 Haziran’daki seçim bildirgesinde emekliye bir maaş ikramiye vardı. Önce bunu muhalefet partileri sahiplendiler. O dönem MHP ve BDP’ydi herhalde ya da HDP, bunu sahiplendi. AK Parti 7 Haziran‘da ‘Olmaz öyle şey dedi’ hiç oralı olmadı. 1 Kasım seçimlerine giderken AK Parti Meclis çoğunluğunu kaybettiği için ‘Biz de vereceğiz’ dediler 1 Kasım seçimlerinde. 2015’te verdikleri bu sözü ancak 2018’deki ilk seçimlerden önceki son bayramda yerine getirdiler. O gün için verdikleri yeterli değildi, biz itiraz ediyorduk. Ama o gün için verdikleri maaş, bir kurbanlık koyun alıyordu. Biz itiraz ediyorduk, ‘Bir asgari ücret düzeyinde olmalı’ diyorduk. Ama bir kurbanlık koyun alıyordu. Bugün bin lira dahi verseler bahsettikleri emekli ikramiyesi, kurbanın bir butunu almaya yetmiyor. Olacak bir iş değil. Bu emekli ikramiyesi ve yine işte bin liralık artış kabul edilecek bir şey değil. Bu AK Parti milletvekilleri torunlarına bayramda ondan daha çok harçlık verirler. Yani emekliye teklif ettikleri artışı bayramda torunlarına daha fazla harçlık veriyorlar.”