CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Siyasi Etik Yasası Konusunda AK Parti’nin Sessiz Kalması Çok Manidar”

12.04.2026

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“SOYKIRIMCININ AÇIKLAMALARI TAM BİR HADSİZLİKTİR; İSRAİL’İN KARŞISINDA TÜRKİYE BİR VE BÜTÜN OLARAK AYNI TARAFTA DURMAKTADIR”

“SANDIĞI MİLLET İÇİN İSTİYORUZ, MİLLETİN SESİNİ DUYURABİLECEĞİ EN DOĞRU ŞEKİLDE BİR ARA SEÇİME KATKI SAĞLARIZ”

“TÜM SİYASİ LİDERLER DESTEK VERİRKEN SİYASİ ETİK YASASI KONUSUNDA AK PARTİ’NİN SESSİZ KALMASI ÇOK MANİDAR”

“BİZİM PAZARIMIZ, TATİLİMİZ YOK; SANDIK GELENE VE MİLLET HUZUR BULANA KADAR DURMADAN ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Değerli basın mensupları hepinize iyi bir pazar diliyorum. Bugün siz göreviniz gereği çalışıyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de Zafer Partisi’nin de içinde bulunduğu şartlar düşünüldüğünde pazar gününü çalışarak geçiren partileriz. Sayın Genel Başkanımızla genel merkezinde ve özgürlükte bir araya gelmenin memnuniyetini ifade etmem lazım. Çünkü siyasete o kadar fazla müdahale yapılıyor, gündem o kadar hızlı değişiyor ki unutuluyor” dedi. Özel, şunları söyledi:


“ÖZGÜRLÜKTE SİYASETİ KONUŞABİLİYOR OLMAK ÖNEMLİ”

“Sayın Genel Başkan’ı biz pek çok kez Silivri Cezaevi’nde ziyaret etmek durumunda kaldık. Hiç İstanbul ile ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ’ı susturabilmek, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek, Zafer Partisi’ni durdurmak ve yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya’da, Kayseri’de, Ankara’da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi’nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan’la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan’ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının da altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu; Erdoğan’ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan’a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu, şu an cezaevindedir. 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65’ine belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş Cumhuriyet Halk Partisi’ne de çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız.”

“SAVAŞIN YENİDEN ALEVLENECEĞİNDEN YANA KAYGILIYIZ”

“Geçen hafta yakından takip ettiğiniz gibi üç önemli gündemle Sayın Genel Başkanımızı ve kıymetli heyetini ziyaret ettik, bilgilendirdik. Biri İran ki dün de üzülerek takip ettik, çatışmaların geçici olarak durduğu sürede müzakerelerden sonuç alınmadığını. Savaşın yeniden alevleneceğine ilişkin kaygıları paylaşıyoruz. Dün akşam anlaşmanın sağlanamamasından da büyük üzüntü duyuyoruz. Tabii İran savaşı kadınları, çocukları, yoksulları tehdit ediyor; İran halkını tehdit ediyor. İsrail ve Amerika’nın akıl almaz sivil hedefleri; hiç askeri hedef gözetmeden, sivilleri de hedef alan saldırıları zaten kabul edilemez. Ayrıca Türkiye’de de kırılgan grupları, yoksulları çok ciddi şekilde zorlayan yeni fiyat artışlarıyla karşı karşıyayız. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin yapmış olduğu bir çalışmayı Sayın Genel Başkanımıza kısaca özetledik ve rapor halinde sunduk. Hem kısa vadede, hem de orta ve uzun vadede toplumun kırılgan kesimlerini, emeklileri, emekçileri nasıl koruyacağımızı; küçük esnaftan başlayarak KOBİ’leri, Türkiye’de istihdam yaratan sanayicileri nasıl koruyacağımızı anlatan önerilerimiz ayrıca lojistik ağlar için de enerji koridorları içinde geleceğe dönük olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin meseleye nasıl baktığını özetleyen bir raporumuzu paylaşma imkanı bulduk.”

“ERDOĞAN HARİÇ SİYASİ ETİK YASASINDAN İMTİNA EDEN YOK”

“Bir diğer konu, zaten üzerinde yıllardır mutabık olduğumuz Siyasi Etik Yasası. Bunu belediye başkanları, belediye meclis üyelerini de tüm genel başkanları, tüm milletvekilleri, bakanları ve Cumhurbaşkanı’nı da kapsayacak şekilde mal varlıklarının açıklanması, mal varlıklarının nasıl edinildiğinin izah edilmesi, siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması noktasındaki kararlı duruşumuzu bir kez daha ifade ettik. Ben şunu ifade etmeliyim. Gittiğimiz tüm siyasi partilerde muhalefet partileri bu konuyu destekliyorlar ve fazlasını söylüyorlar. ‘Geliştirelim, hep birlikte yapalım’ diyorlar. Ben bundan imtina eden kimseyi görmedim siyasette bugün olduğu gibi ama Recep Tayyip Erdoğan hariç. Biz her gittiğimiz siyasi partide, çıkışta bunu söylerken AK Parti’nin sözcüleri, AK Parti’nin grup başkanvekilleri, AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcıları ve bizatihi Erdoğan sanki bu kadar söz Ankara’da böyle uzaya söyleniyormuş gibi, kendileri hiç yokmuş gibi davranıp bu Siyasi Etik Yasası konusunda hiçbir şey demiyorlar. Yani ‘Siyasi Etik Yasası’na biz de sıcak bakıyoruz. Siyasilerin mal varlıkları araştırılsın. Nasıl edinildiği izah edilsin’ diyoruz. Bunu Ekrem İmamoğlu destekliyor. Kendisi içeride tutuklu ve suçlama ‘Efendim yolsuzluk oldu da kamunun parası zimmete geçirildi de filan…’ Bir kör kuruşunu ispat edemeyenler… Biz diyoruz ki ‘Ekrem İmamoğlu siyasette zenginleşmemiştir, hatta yoksullaşmıştır siyasete girdiği günden beri. Açıklansın, Özgür Özel’inki açıklansın.’ Ümit Özdağ fazlasını söylüyor, tüm siyasi liderler fazlasını söylüyor. Erdoğan duymazdan geliyor. Niye acaba? AK Parti’nin bütün sözcülerine sataşıyorum; ‘Genel Başkanınız Siyasi Etik Yasası konusunda sessiz. Çünkü bu konuda herhalde izah edemeyeceğiniz bir şeyler var.’ Erdoğan ‘Bu yasa çıkarsa ilçe ve il başkanı bulamayız’ diyordu. Demek ki bulmuş onları. ‘Bu yasayı çıkarmayacağız’ garantisiyle bulmuş. Demek ki il başkanlarının da bu Siyasi Etik Yasası çıkarsa görev yapamayacak durumda olduğunu söylüyor. Bu konuda AK Parti kanadından kimsenin hiçbir şey söylemiyor olması, normalde her konuya bir cevap yetiştiren bazı isimlerin bile bu konuya sessiz kalması çok manidar.”

“BUZ GİBİ ORTAYA ÇIKTI Kİ O İLK 30 AY İÇİNMİŞ”

“Üçüncü husus, ara seçim meselesi. Ben tekrar uzatmayacağım çünkü bu konuyu artık herkes biliyor. İlk başlarda konular değişse de konukları değişmeyen AK Parti medyasının yanlış bir yerden tartışıp da ‘Aman efendim istifalar olacak da bu istifaların 20’sini kabul edeceğiz de ikisini etmeyeceğiz de CHP zor durumda kalacak’ diye meseleyi anlamadan, konuşup tartıştıkları yerde buz gibi ortaya çıktı. O ilk 30 ay içinmiş, çok net yazıyormuş; 30 ay geçtikten sonra boşalan sandalyeler için ara seçim yapılırmış. Çok net. Hatay, Afyon, Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli, İstanbul birinci bölge; çok net. Bunların hepsinde son seçimde AK Parti birinci partiydi. Gücünden emin olsa, sandıktan kaçmıyor olsa, ‘Gelin yapalım ara seçimi’ dese, bu yedi sandalyenin yedisini de sekiz sandalyenin sekizini de son seçimdeki gücü olsa, son seçim sonuçlarına göre kazanabiliyorken, şu anda anketlerde görüyor ki hiçbirinde birinci parti değildir ve hiçbirinde milletvekili çıkaracak takati kalmamıştır. Erdoğan, bu yüzden sandıktan korkmaktadır, milletten kaçmaktadır. Ben bu çağrımı bir kez daha söylüyorum. Erdoğan, tarihe anayasanın zorunlu kıldığı bir ara seçimden kaçan bir lider olarak geçecektir. Yok, böyle geçmek istemiyorsa o sandığı ya getirecektir, ya getirecektir. Sayın Genel Başkanımıza kıymetli ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum. Kendisinin şahsında tüm Zafer Partisi ailesini saygı ile selamlıyorum.”

“İSRAİL’DEN YANA TARAF OLACAK HİÇBİR PARTİLİMİZ YOK”

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, İsrailli yetkililerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Tam bir hadsizlik. Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren birisi hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada Cumhuriyet Halk Partisi'nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa, o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP’lilerden de Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm üyelerinden de içerdeki siyasi rekabet bir yana, İsrail’e ve el kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail’in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta masumların tarafında durmaktadır. İsrail’den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar.”

“TÜM PARTİLER O GÜN GEREKLİLİKLERİ KONUŞACAKTIR”

Genel Başkan Özel, partisi ile Zafer Partisi arasında ittifak olup olmayacağının sorulması üzerine şöyle konuştu:

“Arkadaşlar ara seçim kararı alındığı noktada zaten illerde milletvekili seçimi yapılacak. O süreçte karar alındığında tüm siyasi partiler hem kendi pozisyonlarını, hem siyasi etiğin gerektirdiği bazı gereklilikleri aralarında konuşurlar. Çok küçük bir örnek vereyim sadece. Sadece Kocaeli milletvekili Hasan Bitmez, Allah gani gani rahmet eylesin bu İsrail’i kınarken ve bu İsrail’le ticaretin durdurulmasını savunurken oracıkta can verdi. Mesela biz Kocaeli’nde Hasan Bitmez’den boşalan yere adayın partisi tarafından gösterilmesi gerektiğini düşünürüz. O yönde de oy kullanırız. Veya Hatay’da eğer ara seçim yapılması kalkılırsa, orası boş kabul edilir. Bizce yapılmamalıdır. Can Atalay gelmelidir. Yok Can Atalay gelmiyorsa orada Can Atalay’ın adaylaşmasını doğru buluruz. Bunun gibi siyasetin gerekliliklerini ortaya koyacak ve muhalefeti bir ve bütün olarak bu iktidar karşısında tutabilecek her şey siyasi nezaket ve siyasetin gerçekleri dengesi de tutularak hayata geçirilebilir. Ama önemli olan sandığı Cumhuriyet Halk Partisi kendisi için istemiyor, millet için istiyor. Milletin ‘Sen oyunu bir sefer ver, beş yılda birini seç, sonra kenara geç’ olmadığını, millet bu kadar yoksulluk varken, bu kadar haksızlık, hukuksuzluk varken, bu kadar işsizlik, gençlerde bu kadar umutsuzluk varken milletin sesini duyurabilmesi, milletin sözü söylemesi, ‘Sen bizden oy alırken bunları söylemedin, böyle davranacağını söylemedin’, tüm yönleriyle bu çok uzatılabilir. Örneğin ‘Enflasyon tek haneye düşmedikçe asgari ücrete yılda üç kez ayarlama yapmayı düşünüyoruz’ diyen Erdoğan. Ya da ‘Mülakatları kaldırıyoruz, muhalefete öneriyordu biz de bundan sonra mülakat yapmayacağız’ diyen Erdoğan. Her konuda söylediği sözlerin hiçbirini tutmayan bir iktidara, milletin anketlerde görünenin çok ötesinde bir tepkisi var. Şu an anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olduğunu görüyoruz. Ama ben inanıyorum ki sandık kurulduğunda toplumdaki tepki Erdoğan’a artık Türkiye’de iktidarı sürdüremeyecek bir sonuçla karşı karşıya bırakacak. O da bununla yüzleşmemek için, hiç değilse iki yıl daha buradan kaçıp, bu iki yıl boyunca ‘Bir yolunu bulur muyum?’ diye anayasayı ihlal etmeye çalışıyor. Sandığı kendimiz için istemediğimiz için, milletin sesini duyurabileceği en doğru şekilde bir ara seçime katkı sağlarız.”

“O MADDE NE İÇİN KONULMUŞ, ONU İZAH ETSİN”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın açıklamasına ilişkin soruya yanıt veren CHP Lideri Özel, şöyle konuştu:

“Bir kez daha ifade edelim ki Hayati Yazıcı açsın anayasanın 78’nci maddesine eklenen üçüncü fıkranın 2002 yılının ocak ayında AK Parti ve CHP’nin ortak oylarıyla anayasaya ‘Bir seçim bölgesindeki bütün milletvekilleri yoksa orada seçim yenilenir’ maddesi ne için konulmuş? O günlerde bu tartışmalar ne için yapılmış? Erdoğan’ın parlamento dışında kalmasını, Deniz Baykal nasıl demokrasi açısından tanımlamış, ne için görüşülmüş ve bayram değil seyran değil AK Parti ile CHP bir arada müştereken anayasanın 78’nci maddesine tüm milletvekillerinin oyu ile o fıkrayı niye koymuş? Onu bir izah etsin Hayati Yazıcı.“


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÜMİT ÖZDAĞ’I ZİYARET ETTİ